19 Ekim 2009 Pazartesi

Pazarlık İşkencesi

Malesef benim de çıkmaza girdiğimde başıma gelen, insanı çok kötü hissettiren bir durum vuku buluyor herhangi bir yerde, herhangi bir ürün için pazarlık yapmaya niyet edip de muvaffak olamadığım zamanlarda. Durum bazen müşteri olarak az da olsa sözünün geçmesini istediğin için, bazen de yeterli paran olmadığı, fakat neyse artık uğruna pazarlık ettiğin, onu almak için karşımıza çıkıyor.

En son Karanfil Sokak’taki Dost Kitabevine giderken “akşam saati pazarı” kurulmuştu yine ve genç bir kadının gözleri tezgahın önünde uzaklara dikilmişti. Tezgahtar genç kadınla ilgileneceğine tezgahın üzerinde oraya buraya dağılmış mallarını toplamakla uğraşıyordu “olmaz didim hanım abla” dercesine kaşlarını çatarak. Ben ikiliye iyice yaklaşmışken de tekrar sordu sorusunu kadın bakışlarını kendini zorlayarak daldıkları yerden adamın üzerine götürerek: “Olmaz mı ya?, Olur ya?”

“Olmaz abla” cevabını alınca da arkadaşlarımıza, yakınlarımıza türlü geyikler döndürüyoruz “Yok zaten 1 lira kazanıyormuş, bi’ git ya!”, “İkram payı bırakmıyorlar mı hepsi, yalvardım kuruş indirmedi!” diye.
O, bu değil de, babam olsaydı o hatunun yerine, yarısına almıştı kesin artık almak istediği şey ne idiyse. Eski toprak ne de olsa.