22 Ekim 2009 Perşembe

Kesinlikle Yasaktır!

Bir kavramın en üst ifadesine nasıl ulaşılır sorusunun cevabı, önüne pekiştirici bir sıfat ya da miktar zarfı getirmek olacaktır. Yani “çok acayip bir şey”deki gibi “çok” kullanarak acayipliğin sanıldığından daha acayip olduğunu vurgulamak gibi şeyler anlatmak istediğim şey.

Ya Sadece Yasaktır Yazsaydı? Sonuçların Sorumlusu Kim Olacaktı? Bir de genellikle Türk dili hocalarımızın kendilerini ne kadar da bilgili, ne kadar da entel, efendime söyliyeyim ne kadar da kel kafalı olduklarını gözümüze sokmak istediklerinde dile getirdiği tek bir yanlış kullanım bulunuyor: Zaten en üst seviyede ifade edilen bir kavramın ifade seviyesinin daha da yukarı çıkarılmaya çalışılşması. Buna dair bilinen tek örnek “kesinlikle yasaktır” örneğidir.

Hocalara takmışım gibi oldu ama bir yandan da haklılar, kurulu düzeni bozuyor bu ifade düşünecek olursak. Bize de söylendiği gibi tek bir yasak vardır ve bu çiğnenmemelidir, o yüzden de “kesinlikle yasaktır” gayet saçma bir uyarıdır.

Ama ben bunun bir açıklamasını yapıp herkesi bu durumdan kurtarmayı planlıyorum (Türk Dili dersini  alacaklar afiyetle kullanabilirler). Şöyle; Yaptırım nedir? Bir yasak çiğnendiğinde uygulanan nahoş şeydir, cezadır. Peki biz insanoğlu olarak yasakları çiğnemeye karşı eğilimli miyiz? Bittabii! E, o zaman “Yasaktır!”ı çiğnemenin yaptırımı kulak çekmek falan olabilir en fazla, çünkü yaptığın çok da bir şey değil, yasak alt tarafı. Ama gelgelelim “Kesinlikle Yasaktır!”ı çiğnersek köylerde falaka, şehirde nezaret ve hapisle sonuçlanması gerekiyor. Yani “Kesinlikle Yasaktır!” kullanımı aslında bir yanlış değil, sosyolojik ve psikolojik araştırmalarla ortaya çıkarıldığını düşündüğüm mükemmel bir uygulamadır.

P.S. ‘Türkiye’de yaptırım nedir? Kısmi cezadır.’ gibi soru ve cevapla bu durumun Türklerin kural tanımazlığı yüzünden ortaya çıktığını ve Türklere has olduğunu söyleyemeyiz çünkü İngilizce’de de “strictly forbidden” ifadesi var. Yani biz tüm dünya olarak dayaklığız.