17 Ekim 2009 Cumartesi

Kaldırımların Suçu Ne?



Her şeyden önce evet ben de bağımlısı idim, yaklaşık bir sene öncesine kadar ben de yapıyor, yapmaktan kendimi alamıyor idim. Türkiye'de kaldırımlar üzerlerinde yürünecek gibi değil, evet ama takıldığında neden dönüp arkasına bakar insan? Suçlayacak birini buldun evet de yani bakışınla arkandan takıldığını ve komik bir hal aldığını gören insanlara "Lanet olası belediye çalışmıyor dostum, bak ne hallere sokuyor bizi!" izlenimi vermek zaruri midir?

Hemen şu anda çok acayip bir teori geliştirdim, çok akademik hissediyorum kendimi: Düşünüyorum da sanırım nereye takılsak, düşsek ve kendimizi kötü hissetsek (Bu küçükken acı, büyükken rezil olma olarak değişim gösteriyor) ailemiz o zemini ya da nesneyi "Bu mu acıttı bacağını yavrum? Bu mu 'ög'  yaptı canım?" (ög ne ola ki?) diyerek "Al sana pis yer!", "Al sana pis sehpa!" diye döve döve bizi takıldığımız her şeye düşman ettiler. Hangimiz ağlamaklı olduktan, hatta delicesine ağladıktan sonra "Ben dövdüm onu yavrum, bak geçti." cümlesini duyduğumuzda yelkenleri suya indirip, yüzümüze gülücükler kondurmadık ki?

Evet ben artık kaldırımlara ya da kirişlere takıldığımda dönüp arkama sinirli bir bakış atıp, kafamı "cık cık cık" diyerek sallamayı bıraktım. Çünkü gerçekten takılanın arkasında durup olaya tanıklık ettiğimde bir sene önce, görünüşün ne kadar salak olduğunu idrak ettim.