26 Aralık 2011 Pazartesi

APOPLEKSİ

Bir çok şey hakkında her zaman takındığım ciddi tavrımı (!) takınarak bir şeyler söyleyebilirim ama Fringe adlı diziyi böylesine "aşk" ile takip eden bir insanın şu cümlelerine histerik gülme krizinden kopup da bir şeyler diyemiyorum:

19 Aralık 2011 Pazartesi

Türk Aile Yapısı ve Yengeler Sorunu

Başlık bile sosyo-kültürel bir makaleye giriş yaparken birden işe cıvıklık getiriyor ama bu ülkenin cidden yengeler ile ciddi bir sorunu var. Bana karşı çıkacak tüm yengeleri şimdiden tenzih ederim lakin ülkemiz genelinde yengeler kendi ailesinden kopup bir başka cemiyetin (kocanın ailesi) içine dâhil olmaları ile "benimsenemeyen insan" olmaktan kaçamıyorlar. Bir de kocalarını kendilerine daha yakın tutma çabası ile eş ailesine karşı verilen savaşlar sanırım bu "benimsenememe" durumunu güçlendiriyor.

Yenge kavramı ve bizim ailemizdeki yeri -belki biraz abartılı olmakla birlikte- iskelet olarak dizilerimizde de bu dönemlerde fazlaca resmediliyor. Bunlar da şu yengeler oluyor;

14 Aralık 2011 Çarşamba

Okan Bayülgen'in Koltukaltı

Her şeyden önce Okan Bayülgen 'hala' insanları eğlendirebiliyor, istediği insana -ki bunlar genellikle hak eden tayfa oluyor- laf dokundurabiliyor, anlamayanların kusurlarını gözlerine sokuyor ve tüm bu haşarılıklarına rağmen kendine uslu çocuk görünümü verip, kendini sevdirebiliyor izleyicilerine. Başarıları nedeniyle çok fazla övgü alıyor ve bu övgüler de haliyle Hansel ile Gretel'i besleyen cadı misali egosunu besliyor da besliyor. Kimin egosu olursa olsun, eminim ki Okan Bayülgen'in egosu ile aynı tepkileri verir bu durumda.


11 Aralık 2011 Pazar

Çeşit Çeşit İnsan Var, İstanbul'da Daha Da Çok Var

Efendim geçen hafta dayı oldum, kalktım Ankara'dan İstanbul'a yeğenimi görmeye geldim. Şimdi öyle Keşanlı Ali Destanı'nın tiyatrosunu, TV dizisini falan yapıyorlar ya gülüyorum bıyık altından "pabucumun dayıları sizi" diye. Ablamdan sanki hormon takviyesi aldım, bir ego patlaması yaşıyorum.

Neyse bindim Kadıköy'den otobüse çıktık yola, yanıma bir amca oturdu. Sevimli de bir şey kerata, ya da artık dayıyım diye her yaş grubu bana ayrı bir sevimli geliyor zira adam 65 yaşında.  Ama öyle diyaloglara girdik ki bu amcayla, çok acayip.

Lafa "Nerede oturuyorsun" diye başladı. Ben de İstanbulluymuşum gibi davrandım, tanımam etmem diye "Uğur Mumcu'da amca" diye cevap verdim. "Çok solcu var orada, sevmiyorum ben solcuları" diye lafa devam etti, işte tüm hikayemiz;

2 Aralık 2011 Cuma

Yasal Olarak Eset Nod32 Kullanıcı Adı ve Şifresi Alma

Şüphesiz ki hepimiz bilgisayarımızın arka planında onu yavaşlatmadan, bizi sinirlendirmeden ve de sınırsız olarak "bedava" çalışan bir PC güvenlik yazılımı kullanmak istiyoruz ve Eset Nod32 de bunlardan birisi ama bir eksikle:  Ücretsiz değil...

Malum bu ürünü deneme sürümüyle kullanıp memnun kalanlarımız maddi olanakların yetersizliğinden veya illegal olarak internette lisans kodlarına erişip kullanmak daha kârlı geldiğinden bu ürünü satın almıyor. İşin kötü yanlarından biri, bu tür ürünlerin lisans kodlarını her sene satın alıp yenilemeniz gerekiyor. İkinci kötü yanı da internetten edindiğiniz kodlar ya çalışmıyor ya da birkaç gün sonra "anne attaaa" diyerek geçersizliğini ilan ediyor.

-  Peki yasal yollardan bu ürünü sürekli olarak kullanmak ne kadar mümkün?
+ Pek mümkün efendim!