14 Aralık 2009 Pazartesi

Twilight - Hate Club

Bir tur da ben bineyim lan! Dandirik bir romanın, affedersiniz, tossuruktan filmini ben de izledim, lakin sadece ilkini. Geçen sene ilk filmine gittiğim bu anlamsız seri, aptal senaryosu ve kalitesizliğinin yanında sanırım bir de erkeklere hitap etmemesi nedeniyle onu izlemeye değersiz ve dahi gereksiz olduğunu düşünmeme neden oldu. Hangi erkek bir embesil hatunun baş rolünü oynadığı filmi şiddetle izlemek isterki? Özellikle onlar için Blade gibi vurdulu kırdılı, deşmeli "erkek işi" vampir filmleri varken.

Kızlar için herhangi kırıcı bir yorum yapmayacağım, çünkü erkekler nasıl "Çılgın dershane tatilde" gibi "Bıngıl Filmler"e gidiyorsa kızlar için de Twilight odur, ona gidiyorlar. Zaten filme karşı yapılan yorumlardan en bilindiği "Ergen kızlar için gay porno filmi" değil mi?

Bu serinin bir "sallamasyon"luğun eseri olduğunu anlamak çok da zor değil, sanırım kitaplar bir gecede hazırlanan ödevler, ya da işe giderken otobüste göz atılan sunumlar gibi hazırlanmış olsa gerek. Öylesine...

Hangi aklı başında insan, çocukluğundan beri korku ve komedi türü olarak çekilmiş vampir filmleri seyredegelmiş bir nesile sanki kendisi en baştan bir mit yazıyormuş edasıyla, okuyucuyu ya da izleyiciyi "Bak evladım vampir böyle bir şeydir, emer, soğuktur, soluktur, baseball oynar, çok hızlı koşar, yokuşu güç iner tamam mı?" gibi zaten bilindik detaylarla (baseball hariç, onu ben de yeni öğrendim) bilgilendirmeye çalışır ki? İlk filmde liseli hatunumuz o kadar gerzek ki, vampirler için Google'dan araştırma yapıyor, sonra bir sahaf buluyor, üşenmeden gidip oradan bir kitap alıp vampirlerin teninin soluk, vücudunun soğuk olduğunu öğreniyor. Bre beyinsiz insan, Eddie Murphy bile zamanında vampir filmi çekmiş, sizin köyde TV mi çekmez, VHS de olsa film mi kiralanmaz? Ama suç sende değil tabii, seni karakter olarak oraya koyan kadında.

Ps: Ben bu hatunun koala olduğunu iddia ediyorum!

Herkesi gıdısından emerim.