12 Aralık 2009 Cumartesi

Rus Deyip de Durduğun Şey

Erkekler olarak zaten bir zaafiyetimiz var Ruslar üzerine, bu yüzden de bu sarı civcivlerin acayipliklerini göremiyoruz hiç. Kadınları, içkileri, efendime söyliyeyim… A bu kadarmış.

Ne ise, hiç bir filmi Rusça dublajlı olarak izlediniz mi, illaki bir yerlerde çıkmıştır karşınıza? Adamlar hiç bir şekilde film seslendiremiyor arkadaşım! Bir kadın, bir erkek bütün filmi baştan sona götürüyorlar aynı monotonlukla. Bu seslendirme endüstrisine şöyle bir baktığımızda ülkemizin ne kadar da başarılı olduğunu gün gibi ve dahi, affedersiniz, kabak gibi görüyorum.

Düşününce kendi kendime gülüyorum, sonra da sağda solda, yolda görenler gerzekmişim gibi bakıyorlar suratıma. Aklınıza romantik bir akşam yemeği getirin mesela, film icabı mumlarla bezenmiş bir masa, tüm ışıkların kapalı olmasına rağmen katî suretle karanlığa bürünmemiş, aksine her nasılsa hoş bir loşlukta kalmış bir oda, güzel bir kadın, filinta bir erkek, sonra da erkeğin cebinden suratında yarı romantizm yarı şerefsizlik akarak çıkardığı tek taşlı bir yüzük. Bu ambiyans içinde şu diyalogları nasıl canlandırırsınız kafanızda?

Kadın – Oh, Viktır hayır ciddi olamazsın! Ouuhh!

Erkek – Cesika… Benimle evlenmeni istiyorum, artık doğru zamanın geldiğinden eminim.

Kadın – Oh, evet Viktır!  Evet evet evet!

Mesela ilk cümle Ruslarda şöyle oluyor (Play tuşu işimizi görür):

Şu görüntü de az önceki gibi çakma değil, gerçek bir seslendirmeye örnek teşkil ediyor. Bundan çok çok daha komikleri de var ama internet aleminde bulamadım.

Dikkat ederseniz bunda “temel” tepkiler var, yani dümdüz konuşmuyorlar ama daha neler var neler bu Ruslarda. İzlemeye devam edelim kendilerini.