21 Aralık 2009 Pazartesi

Evrimleşek Artık

Çok ama çok tartışılan bir konu ve aksini savunan bir insan, Adnan Oktar veyahut nam-ı diğer Harun Yahya var senelerdir etrafımızda. Benim küçükken misinadan oltaya geçtiğim vakitlerde kullandığım balık yemlerini kuşe kağıda bastırılmış kitapların içine koymuş evrimin olmadığını kanıtlamak için. Meşrutiyet Caddesi'nde sanırım, bir 4 sene önce elime tutuşturulmuştu zat-ı alinin kitapları hem de 3'ü 4'ü birden.

Aklıma şey geliyor benim, hani ne zaman göçmüşgillerden bir Türk yurtdışında bir buluşa adını katsa hemen "Yüzyılın Başarısı: Kanseri Yenen Türk!", "Türk Biliminsanı Sürtünmeyi Sıfıra İndirmeyi Başardı!" gibi haberleri gazetelerde manşetten dakikasında, hatta buluş Amerika'da ise oradaki gazetelerden de evvel biz öğreniyoruz.

Adnan Hoca'mız ise bilimsel panellerde bir güzel alay konusu oluyor, belden altlarına bile takmıyorlar onu. E bu adam da Türk, dünyayı meşgul eden saptamaları var, neden manşet olamıyor? Ne için bu adama bu kadar önem vermiyoruz? Tamam belki onun fikirleri, iddiaları dünyayı sadece kahve ve sigara muhabbetlerinde tebessüm ve dahi kahkahalar eşliğinde meşgul ediyor olabilir ama söyledikleri kanseri yenmekten, sürtünmeyi sıfıra indirmekten daha mı önemsiz?

Belki de he şeyin başlangıcı şu fotoğraf idi, kim bilir?Boğa gibi maşallah! Yayıl aslanım, rahat ol!