29 Eylül 2009 Salı

Kendini Şiire Vermiş Hanım Kızlarımız


Çok kısa acayip bir şeyden bahsetmek istiyorum. Kimseyi edebiyatla iştigal ediyor, ilgileniyor diye eleştirecek halim yok elbette ama ta ben ortaokuldayken beridir çevremdeki kız arkadaşlarımın yazdıkları şiirler o kadar zoraki yazılmış gibiler ki, kendimi bu arkadaşlarımın yerine sıkıntıya sokmaktan alamıyorum. Asıl içimi kemiren soru: Her kadın şiir yazmak zorunda mı?

Var böyle bir sıkıntı gerçekten, çevremdeki her kadın delicesine bir şeyler üretme peşinde. Ama bunlar nedense mutlaka depresif bir konu işlemeli: kavuşamama, terk ediliş, tek başınalık, dertleri içine atmak zorunda kalma halleri, feryat figan falan filan…

Benim kendi kendime geliştirdiğim bir teori var, o da ergenlik yaşlarında Cengiz Kurtoğlu dinleyen kadınlarda bu durumun mutlaka vuku bulduğu. Çevremde rastladığım böyle şiir sevdalısı kadınlara “Sen de Cengiz Kurtoğlu dinler miydin? “ diye sorduğum zaman cevabı aldığımda oluşan o duygusal hava bana beni nasıl da bağırlarına bastıklarını hissettiriyor. Çok duygusalsınız, kendini şiire vermiş hanım kızlar! Hepinize teessüf ediyorum.