21 Şubat 2010 Pazar

Sihirli Aynalarımız

Ne idim, ne oldum! Hepimizin küçükken sihirli aynaları varmıştır, eminim bundan. Bulabilenimiz portmanto ya da duvara asılı bir boy aynasıyla, bulamayanımız da banyo aynasıyla ihtiyacını gidermiştir ama her küçük “biz”in böyle bir aynası olmuştur mutlaka. Üstelik eminim bazılarımızın hala daha vardır!


Bu ayna ayna dediğim de küçükken (ve büyükken) karşısına geçip, zaman zaman şarkıcı olduğumuz, zaman zaman süper güçlü bir kahraman olduğumuz ya da siz kadınların pek güzel bir ünlü olduğunuz ayna işte. Bizim evdeki aynamız paylaşılamazdı mesela, yatak odası aynasıydı kendisi ve o ayna ile işimiz olduğunda odanın kapısı kitlenirdi. Kitlenmediği zamanda özellikle ben aynayı kullanan, transa geçmiş kardeşlerimi gün boyu alay konusu ederdim. Evet, ben de her haltı yiyip yemedim, yemiyorum diyenlerdenim.


Bu aynaların hayatımızdaki önemi ise bence şimdiye kadar ya akıllara gelmedi, ya da geldi de dile getirilmeye üşenildi. Bütün hayal dünyamızı rüyalarımızdan başka direkt olarak, sadece bize yansıtan başka bir mecra yoktur gibi geliyor bana. Ben mesela birazdan Star Wars izleyip, ayna karşısına geçeceğim ve Darth Vader olduğumu hayal edeceğim. Işın kılıcım olarak da el fenerim iş görür sanki.
 

Cemil yok lan bu fotoda? Ha, bir de sihirsiz bir ayna daha var, 90’ların çılgın müziği döneminde ortaya çıkıp milenyumda bilgisayarların yerine kendilerini feda edip tarihe gömüldüler. Onları da rahmetle anıyoruz.