16 Nisan 2012 Pazartesi

Kadınları Anlamak Ahmaklığı

Yalnız şunu belirtmeliyim ki, bir cümlede "ahmaklık" sözcüğünü kullanılıp o cümleye hatta paragrafa Batılı bir bakış açısı katılması mideme kramplar sokuyor, ki ben bunu başlıkta yaptım.

Bunu paşa dedemin keyfine yapmadım elbette, "kadınları anlamak"lı cümleler kuran fularlı amcaların jargonuna hitaben bir gönderme diyebiliriz. Kırmızı şarabın yanında "Kadınlar sadece bir halüsinasyondur, bebeğim. Salt yanılsamadan ibaretlerdir" gibi birkaç romandan ödünç alınan sözcükleri kullanarak sarf edilen sözler, bu kır saçlı, büyük ihtimalle şekillendirilmiş sakallı ve elbette okuma gözlükleri ile uyuyup uyanan amcaların aslında hiçbir şeyden haberdar olmadıklarını gözümüze sokmalı. Fakat laf kalabalığı her zaman yaptığı  gibi bizi hipnotize edip, istediğimiz yanıtı aldığımızı zannettiriyor kendimize.

Ben size kadınları, büyük çoğunlukla anlatmayı vaat ediyorum dostlarım!
Sizi kandırmadan direkt olarak gerçeği söyleyerek onları "büyük çoğunlukla" anlatmayı vaat ediyorum çünkü kadınların sadece yarısını anlamayı başarabildim. Ve iddia ediyorum, kadınları anlamaya yönelik şimdiye kadar kaydedilmiş en büyük ilerleme benimki olacak!

Benim anladığımı söylediğim ve yarısı olarak ifade ettiğim kısım evli kadınları oluşturuyor, dostlarım. Aranızdan "Önemli olan diğer yarısı, bekâr olanlar." diye çıkışacaklar olacaktır ve kısmen de haklılar fakat onlara şu soruyu sormak zorundayım, hayatınızın kalan kısmını geçirmek için "Evet" dediğiniz insanı anlamak mı daha önemli, yoksa kalıcılığı bir ipe bağlı evlilik öncesi ilişkileri anlamak mı? 

Sorumu evli olanlar olarak cevaplayanlar, mutlu olun. Artık kadınlar ve onlarla ilgili sorular kafanızdan çıkıp gidecek ve bu, omuzlarınızdaki yükü ortadan kaldırıp sizi öyle bir hafifletecek ki, beni spam yağmurlarına tutmak isteyeceksiniz. Kadınları anlamanın sırrı plastik saklama kaplarında gizlidir ve daha da önemlisi, tüketildikten sonra kapları saklama kapları olarak kullanılabilecek ürünlerdedir bu giz.

Arz ederim!