16 Nisan 2012 Pazartesi

Allah Rahmet Eylesin

Ya hu arkadaş şu haberi okuyunca ilkokul çocuğu bile dumura uğrar. Profesör unvanı ile yapılan açıklamaya bak. Hoş, biliyorum iyi niyet var işin içinde lakin bu şuursuz bir iyi niyet.

Haber:

 Akşam gazetesinin haberine göre, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Kamil Yılmaz, Diyanet Aylık Dergisi'nde “Kardeşlik: Üzüntü ve Sevinci Paylaşmaktır” başlıklı bir makale yazdı. Kamil Yılmaz yazısında aksıran bir kişiye “Allah rahmet etsin” denilmesini istedi. Yılmaz, şu ifadeleri kullandı: “Aksırmak bazen sıhhatli olmanın alameti, bazen de hastalığın habercisi. Allah'ın verdiği bütün nimetler gibi sıhhat alameti olan aksırma için de şükredilmesi gerekir. Aksırma sırasında insana canı adeta iade edilir. İnsanın aksıran bir mümine 'Allah sana rahmet etsin' demesi aslında bir ilgi ifadesidir. Yalnızlaşan günümüz insanı aslında bugün, bu ilgiye eskisinden daha çok ihtiyaç duymaktadır.”

"Allah rahmet etsin" olumsuz bir anlam içermiyor ama yıllar içerisinde, kaybı olan insanlara "Abi ölünüz için çok üzülüyoruz" demenin öküzlük alameti olduğu anlaşılmış ve "başınız sağ olsun" gibi "Allah rahmet etsin/eylesin" tümcelerine, dilimizde birisinin kaybını paylaşma anlamı yüklenmiştir.

Doğrudur, aksırma hastalık alameti de olabiliyor ve bu halde babası veya annesi (evin reisleri olarak) aksırınca diğer aile eşrafına "Başınız sağ olsun" diyelim? Eşraf tam bizi bir güzel sopalamaya girişmeden de "Abi, yanlış anladınız. Hani aksırıyorlar ya, hastalık olmasın, sağ olsunlar diye şeyettim" diye saçmalamanın önüne geçmek için artık belli "Tabuları" ifade etmek için kullandığımız tümceleri kullanmaya devam edelim, kafa bulandırmayalım.
Çok yaşa ve iyi yaşa bana yeter gibi...

Arz ederim!