31 Aralık 2009 Perşembe

Hoş Geldin Ya Şehr-i Noel

Efendim herkesin yeni yılını kutlar, bununla da kalmaz birkaç öğüt vermekten de geri kalmam:

1- Sınırsız alkol paketi sunan bir mekana gittiğinizde biliyorum, illaki işin cıvığını çıkaracaksınız. Size bütün içkileri midenizde harman yapmamanızı öneriyorum. Geri saymaya mazallah helada istifra ederken katılmak zorunda kalabilirsiniz aksi taktirde.

2- Dansöz poposu çeken bir kafatasım olduğuçün, eğer benim gibi olanlar varsa aranızda darbelerden kaçmak için mümkîn olduğunca duvar dibinde oturun. Çoğu mekan ucuz olduğundan dolayı teyzeleri dansöz diye çıkarttıklarından, onlardan kaçarak erkekliğinize toz kondurmuş olmazsınız. Müsterih olun.

3- Gittiğiniz mekan yeni yıl çekilişi yapıp, 10 TL karşılığı en küçüğünden, üzerine numara yapıştırılmış HOBBY çikolata mı veriyor? Sakın almayın, aldanmayın çünkü çekilişi artık siz beklemekten dayanamayıp mekandan ayrıldığınızda yapıyorlar! Ya da öyle olmalı, ben gerçekleşmiş bir çekiliş görebilene rastlamadım.

4- Nedense en umulmadık mekanın garsonları bile, (sanırım içip dağıtmış müşteriye, affedersiniz, yavşaklaşmak mübah bir davranış) siz kalkıp giderken bahşiş bırakmanıza rağmen kolunuza yapışıp "Abi en az tip de sizin masadan geldi valla ehüehhehe" gibi cümleler kurabilir. Ne kadar içmiş, şuurunuzu kaybediyor olsanız da kanmayın bu adamlara dostlarım. Hazır alkolü almış iken HÖEYYT! diye bağırıp, yeni yıla sinir ve stres seviyesini sıfıra indirerek girmek sizin elinizde!

 

MUTLU YILLAR!

Santalı Burak Efendi

26 Aralık 2009 Cumartesi

Bu Adam'ı Hiç Gördünüz Mü?

Adama da benzemiyor halbukiOrtalıkta bir kelle dolaşıyor, bir robot resim esasında ve ilk bakışta bir tecavüzcüyü andırıyor. Sevimsiz, biçimsizce gerilmiş dudakları ve kanatlanmış, uçmaya hazır kaşları (tek kaşı?) var. Saçları sol taraftan kelleşmeye yüz tutmuş ama kafanın genelinde de kurak bir iklim hakim.

Kim bu adam?

Birileri rüyalarında görer olmuş, ama anlatılanlara göre bu adam bizim "ak sakallı dede"lerimiz gibiymiş. İyi huylu, yardım sever, yol gösterir. Nasıl anlatayım, Freddy Kruger'in (A Nightmare on Elm Street) tam bir zıttı. Şarkısı da olsa olsa şöyle olurdu sanırım:

Bir, iki işte 'Adam' geldi / Üç, dört Adam'ın gözleri pört pört / Beş, altı Adam beni benden aldı / Yedi, sekiz kendisi maşallah pek semiz...

Örneğin yazılanlara göre rüyasında kaybolanların yolunu gösteriyormuş, üzgün olanların sırtını sıvazlıyormuş, gizli eşcinsel olanlarla bizzat ilgileniyormuş (Uydurmuyorum!) ya da uzun yola çıkacaklara yolluk hazırlıyormuş.

Dünyanın dört bir yanında bu adamın resminin olduğu el broşürleri (Flyer) ellerde, duvarlarda boy gösteriyor. İngilizce "flyer" bir sürü dile çevrilmiş, hala da çevriliyor. Bir internet sayfası hazırlanmış, burada rüya deneyimleri, fotoğraflar gibi bir rüya ile ilgili ne paylaşılabilecekse, işte onlar paylaşılıyor.

Bir girip bakılabilir bence.

25 Aralık 2009 Cuma

Rahatsız Oluyorum - 2

 

Aslında her şey öyle kolayca batmaz ben denize ama bana da asabiyet veren eylemler hayli fazla:

 

  • Ölümsüz erkeğe aşık fani kadının aşk-ı ızdırabı. (Vampirli filmlerin vaz geçilmez, işlenmezse olmaz konusu.)
  • Evin küçük erkeğinin baktığı telefonlarda, telefonu cevaplayanın hep evin annesi ya da büyük kızının zannedilmesi. (Küçük yaşta sinir hastası olmuşum,  komşu teyzelerin benimle annemmişim ya da ablammışım gibi konuşmalarının eseridir.)
  • T-shirt ya da sweatshirt'leri pantolon içine sokmak. (Sal gitsin aşağı bebeğim, hadi yapabilirsin, evet!)
  • Bir küfür edildiğinde arkasında sonuna kadar durmamak. (Adamın sülalesine sövüp de sonra "Annen, baban hariç." diyerek döneklik etmek nedir ey dost!)
  • Minibüste şoförün arkasındaki ilk 3'lü koltuğun en sağına oturmak zorunda kalmak. (Neden? Çünkü ortadaki şahıs her zaman vites koluğunu iki bacağını yay gibi açarak araya alır, yayılır, en sağda oturan adama da koltuğun kenarını, affedersiniz, kıçının arasına almak düşer!)