20 Aralık 2013 Cuma

Benim Hiç Hindili Yılbaşım Olmadı Ağbi!

Malum yılbaşı yaklaşıyor, gıda firmaları da hindi satma yarışında. Ben hiçbir yeni yılı sofrada hindi yiyerek geçirmedim dostlar; bizim ailemiz televizyon karşısında çerezli, kolalı ve tombalalı aktivitelerden öteye geçmedi hiçbir zaman. Hindilerin içlerinin doldurulup fırına verilmesi olayı bana değişik bir konsept olarak geliyor bu yüzden. 

Bugün de özellike brunchlarına bayıldığım Fırıncı Orhan'ın, Hürriyet gazetesinden çıkan fo/gurme broşürüne büyük bir ilgiyle göz atıyordum ve derken yine doldurulmuş bir hindi ile karşı karşıya geldim. Önce kızarmış hindinin cazibesiyle göz göze geldik, birkaç saniye sonra fiyata odaklandım. Fiyat cidden ilginçti benim gibi hiç hindi deneyimi olmayan birisi için, 179.-TL. "Yani üzerine biraz para koysam seneye kurbanda kesecek bir küçükbaş falan alabilirim." diye geçirdim içimden tüm pintiliğimle.

Büyütmek için bir tık yeter

Tüm bu para mevzusunu atlattıktan sonra ise gözüm bambaşka bir şeye ilişti, profesyonel bir fotoğrafta olmaması gereken bir şeye. Onu da altta paylaşıyorum: 

Büyütmek için bir tık yeter
Hayır, bu gözden kaçacak bir şey de değil. Bu düzenlemeyi hayvan gibi büyük ekranlarda yapıyor bu adamlar, milyon milyon piksellerle uğraşıyorlar. 

Fırıncı Orhan'a da yakıştıramadım; bir yayın hazırlıyorsunuz reklamınız için, insan bir kontrol etmez mi para verdiğimiz iş nasıl olmuş diye? Rica ediyorum Fırıncı Orhan'dan biri beni arayıp "Abi ama vitamini orada" esprisi yapmasın.

fo/gurme'nin hindili bölümüne şu adresten ulaşabilirsiniz: 

Arz ederim!